Mehmet Özay 28
Mayıs 2013
Tropik iklime özgü çok değişik tadlar olsa da bölge halkı ithal ürünleri
özellikle meyveleri tercih ediyor zaman zaman. Meyvelerarasında en çok rağmen
gören ise elma, portakal, mandalina, üzüm geliyor. Bu ürünler iklimsel
dönemlere bağlı olarak Çin, Avustralya, ABD, Güney Afrika, Yeni Zelanda gibi
farklı coğrafya ve ülkelerden Güneydoğu Asya topraklarına ithal ediliyor.
Tahmin edilebileceği gibi ürünlerin kalitesi konusunda her yerde aynı standarda
rastlamak güç. Bununla birlikte fiyatlarının ‘el yakıcı’ boyutlarda olduğu
konusunda kimsenin kuşkusu yok. Özellikle bu tip meyveler, hısım akraba, hasta
ziyaretlerinde götürülen veya özel günlerde tüketilen ürünler arasında.
Açe Eyaleti de bu ve benzeri ürünleri ithal eden bölgelerden. Açe Güney Afrika,
Hindistan’a coğrafi olarak yakın olsa da, ürünleri ithal eden tekellerin
varlığı nedeniyle toptancıların günümünde ve etkisinde. Bu nedenle gerek
Cakarta veya Medan’a gelen bu ürünler üçüncü dördüncü elden sonra Açe’ye
ulaşabilmekte. Bu kadar uzun ‘yolculuktan’ sonra esnafın tezgahına ulaşan
meyvelerin tadı-kokusu konusunda pek de iyi şeyler söylenemez herhalde.
Özellikle de bu ürünleri birinci elden tatma şansına erişenler için cazip
olmadığı aşikâr.
Bununla birlikte, Globe
Journal’ın haberine göre, bugünlerde Açe’de pazarlarda üzüm ve elmanın ‘alıp
başını’ gittiği gözleniyor. Elmanın kilosu 60,000 Rupiah, üzüm’ün kilosu da 100
ila 120,000 Rupiah arasında değişiyor. Bir Amerikan Doları’nın 9000 Rupiah
civarında olduğu hesap edildiğinde elmanın kilosunun altı, üzümün ise 12 dolar
civarında olduğu görülüyor. Açe toplumunda ‘cebi para görenlerin’ alabildiği bu
meyveler, bir anlamda zengin işi sayılıyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder